
Aralık ayının ilk gününden hepinize kucak dolusu sevgiler ve selamlar arkadaşlar. Bloğumun yeni yayınına hoşgeldinizzzz. Bugün sizleri tam olarak beklediğiniz türden bir kitapla karşılamak yerine ufak bir sürpriz yapmaya karar verdim.Aslına bakarsanız bunu yapmamın amacın da Marx Felsefesini daha da yakından tanımak.Direkt olarak Marx felsefesini anlatan romanlar ve kitaplar yerine öncelikle Marx'ın kaleminden çıkan ve felsefesinin bir nevi tanıtımı olarak görülen bir kitabı''Komünist Manifesto''yu inceliyor olacağız.Aslında sadece Marx değil kadim dostu ve en büyük yoodaşı olan Engel hakkında da çok şey öğrenmiş olacağız birlikte.Dilerseniz başlayalım mı? Ben sabırsızlanıyorum bile:)
Öncelikle söylemeliyim ki öyle içerik bölümümüz çok saran bir kısım olmayacak çünkü bir olay örgüsü yok.Adından da anlaşılacağı üzere bir manifesto ürünü yani bildiri niteliğinde provoke edici bir kitap. Marx'ın düşüncesinin en temel ve yalın,sade ve öz anlatıldığı tek kitap diyebilirim.Ben Das Kapital eserini (ki eser 3 cilt ve 1200 sayfalık kitaplardan oluşuyor)okumakta olan biri olarak bun kadar sade ve kısa ele alınan manifestoyu görünce çok şaşırmıştım.Düşüncelerimi daha sonra tekrar belirteceğim şimdi içeriğine bir göz atalım...
Kitaptaki ana fikri vereceğini düşündüğüm kısım muhakkak ki giriş kısmı.Marx ve Engel şöyle başlamış sözlerine:
Avrupa'da bir hayalet dolaşıyor - Komünizm hayaleti. Avrupa'nın tüm eski güçleri bu hayalete karşı kutsal bir sürgün avı için ittifak halindeler, Papa ile Çar, Metternich ile Guizot, Fransız radikalleri ile Alman polisleri. İktidardaki rakiplerince çığlık çığlığa komünist diye saldırılmayan hiçbir muhalefet partisi var mı? Daha ilerici muhaliflere olduğu gibi, gerici rakiplerine de damgalayıcı bir komünizm suçlamasıyla karşılık vermeyen hiçbir muhalefet partisi var mı?Bu gerçeklikten iki şey çıkıyor.Komünizm, artık tüm Avrupa güçlerince bir güç olarak kabul edilmiştir.Komünistlerin, bakış tarzlarını, amaçlarını ve eğilimlerini tüm dünya önünde açıkça ortaya koymaları ve Komünizm hayaleti masalının karşısına bir parti manifestosuyla bizzat çıkmalarının tam zamanıdır.Bu amaçla en değişik milliyetlerden Komünistler Londra'da toplandılar ve İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca, Flamanca ve Danimarka dilinde yayınlanmak üzere aşağıdaki manifestoyu oluşturdular.
Kitaba öyle bir giriş yapılmış ki ana fikre ulaşmak için bu kısım yeterli gibi görünüyor ama Marx'ın ileteceği şeyler bu kadarla sınırlı kalmamış tabii ki.Kitapta değinilen ana hatlardan şu kısım özet niteliğinde olabilir diye düşünüyorum.Özetlerin bir kısmını yazdığım defterimden sizler için bu şekilde derledim.Hadi bakalım:)
Modern kapitalist sınıf olan burjuvazi; toplumsal üretim araçlarının sahibi olan ve ücretli emekçi çalıştıran sınıftır. Bu çalışan, bilhassa sömürülen sınıf ise proleterlerdir. Toplumların tarihini sınıf savaşımları olarak açıklayan Marks modern toplumdaki savaşımın önceki çağlarda olduğundan farklı olarak sadece bu iki sınıf arasında gerçekleştiğini iddia eder. Çünkü burjuva toplumsal kesimleri eritiyor. Sadece ve sadece iki sınıf bırakıyordu. Zaten işçi sınıfına kendi varlığını borçlu olduğu için onu silmek, yok etmek aklından bile geçmiyordu. Aslına bakılırsa işçiler de işçi olarak varlığını modern toplumun burjuvazisine borçludur. O yüzden bu iki grup sınıfsal varoluşları bakımından birbirine muhtaçtır.
Dünyada burjuva kesiminin yükselişinde önem arz eden bazı parametreler vardır. Marks bunlara değiniyor ve modern toplumun temelini anlamada yardımcı olacak bilgiler sunuyor. İlk olarak feodal toplumun mülkiyet anlayışından, düşünsel faaliyetine kadar burjuva için sağlıklı bir ortam olmadığı anlaşılmıştır. Keşifler yoluyla yeni pazarlar ve hammadde bölgeleri bulunmuş. Amerika’nın keşfi, Ümit Burnu’nun dolaşılması burjuvaziye yepyeni imkanlar sağlamıştır. Son olarak sayabileceğimiz buhar makinesinin icadı ise tüm her şeyi alt üst ederek imkanları ve alanları yüksek derecede arttırmıştır. Tabi bu kadar güce, yüksek bir hızda ulaşmış burjuva birilerini yiyecek birilerini köleleştirecektir. Ve öyle de oldu. Gerçekleşen yeni toplumsal sistem iki sınıftan ibaret ve bir efendi, bir köle sınıfından oluşmaktaydı.
Manifestonun ikinci kısım ise bir komünist tanımı yapar, komünistin görevlerinden, nasıl özellikler taşıdığına ve komünizme karşı yapılan eleştirilere verilen cevaplar vardır. Marks komünist ve işçiyi bir tutar çıkar açısından, aynı çıkar ve menfaatleri olduğunu belirtir. Yani komünistin bir bütün olarak proletaryanın çıkarlarından ayrı ve farklı hiçbir çıkarının olmadığını belirtir. Komünistin görevi siyasal iktidarın proletarya tarafından ele geçirilmesidir. Bundan önce tabi bir sınıf olarak var olmaları, burjuvazinin egemenliğinin sona erdirilmesi sayılabilir. Ancak bunlardan sonra siyasal iktidarın işçiler tarafından ele geçirilmesi söz konusudur.
Şimdi dilerseniz benim not aldığım ve altını çizdiğim önemli alıntılara bakalım beğeneceğinizden eminim:))
1.) İnsanlık tarihinin ortak noktası, çalışanların hep yoksul olması, çalışmayanların zenginleşmesidir.
2.)Hepiniz farkındasınız; Para da toprak da kanun da fikir de din de bu ülkede her şey sermayedarlara hizmet ediyor.
3.)İnsanın insan tarafından sömürülmesi ortadan kaldırıldığı ölçüde, bir ulusun başka bir ulus tarafından sömürülmesi de ortadan kaldırılmış olacaktır.
4.)Proleterlerin zincirlerinden başka yitirecekleri bir şey yoktur. Oysa kazanacakları koskoca bir dünya vardır
5.)Londra'daki mezarında, taşa kazınmış iki alıntı, Marx'ın en temel düşüncelerini ve yaşamın anlamını özetliyordu. "Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!" ve "Şimdiye kadar filozoflar yalnızca dünyayı çeşitli biçimlerde açıklamayla yetinmişlerdir;oysa asıl sorun, dünyayı değiştirmektir."
6.)Koşullar son yirmi beş yılda ne kadar değişmiş olursa olsun, bu manifesto'da ortaya konan ilkeler bugün de o günkü kadar doğrudur.
7.)Düşmanı tanıyıp kendini tanırsın yol kendiliğinden açılır
8.)Komünizm, toplumun ürünlerini mülk edinme gücünden yoksun kılmaz; böylesi bir mülk edinme yoluyla başkalarının emeğini boyunduruk altına alma gücünden yoksun kılar, o kadar...
Alıntı bölümünü geride bıraktığımıza göre şimdi sırada genel yorumlama var.Aslına bakarsanız öyle kişisel fikirlerin sunulabileceği türden bir kitap değil.Zaten Marx felsefesinin genel hatlarını genel geçer düşüncelerle sunmuş bizlere.Roman olsa daha çok eleştiri yapardım diye düşünüyorum ama böyle bir kitaba da söyleyecek bir şeylerim yok değil:))Öncelikle kitabın dili anlaşılır ve akıcı,tıpkı bildirilerde olması gerektiği gibi.Bilinmeye kelimelerin açıklamasının verilmesi okuyucuya aşırı kolaylık sağlıyor.Okuduğum yayından bu yönüyle memnun kalmıştım.Alter yayıncılıktan okumuştum bun arada belki işinize yarar.Aşırı bir genel kültür yüklemesi yaşadım bu kitapla.Tarih olsun dönemin siyasi tavrı politika alanı ve tabii k,i Marx ve Engel felsefesinin genel hatları...
Eğer siz dev benim gibi yeni akımları ve düşünceleri öğrenmeye meraklıysanız repertuarunuzda mutlaka olması gereken bir kitap.Fikirleri desteklemekten ziyade okumak gerektiğine inanan tüm felsefeseverlere tavsiye ediyorum.Bayağı hızlı da bitmişti bun arad bunu da ekliyim.Kitabın ilk sayfalarını karıştırıp fotoğrafını çekerek gizemli bir hava verdim zannediyorum ki:)) Siz de bu gizemle havaya kapılıp Marx felsefesine adım atabilirsiniz.Şimdiden keyifli okumalar.
Hoşçakalın, felsefeyle kalın:)))) Görüşmek üzere, kucak dolusu sevgiler...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder